Erol tarafýndan Haziran 22nd, 2005 — tarihinde, Genel kategorisinde yayýnlandý.
Haftasonu (18-19.05.2005) yaptýk, çok da güzel oldu. Ýki günde toplam 950km yol, çok iyi geldi doðrusu. Ýlkdefa tuzgölünü, Niðde’yi, Ürgüp’ü, Göreme’yi ve avanos u gördüm. Hedef her ne kadar turasan dan þarap almak olarak konmuþ olsa da, iyi gezdik. Tabiki asýl seyahat nedenimiz olan Elif’i de unutmamak lazým, o kadar dedik kýzým bak git baþýmýzdan senle uðraþmayalým diye, dinletemedik, sonunda kendi ellerimizle alýp niðdeye kadar götürdük ve ablasýna teslim ettik.
Herþeye raðmen iyi gezdik, ankardan kaçarcasýna, cumartesi kahvaltýdan sonra bir anda gaza gelerek (ki saat o sýralar 12:00 felandý).
iyi oldu iyi, bikaç fotoðraf da çektik yandakinde soldan saða ben, Elifi, arkada saklanan Serkan ve araba kullanan Kurti, geri kalan fotograflar da burda
Bir de, ben yolda olmayý seviyorum galiba..
5 Yorum »
Erol tarafýndan Haziran 15th, 2005 — tarihinde, Genel kategorisinde yayýnlandý.
Zamanla ilgili biþeyler düþün(dürül)üyodum kaç zamandýr. Þimdili bitti, sonuçta bu çýktý:
Nedir bu saati:
Zamanýn biraz bana göre yorumu aslýnda. Her nekadar zamaný eþit parçalara bölsek de bu "eþit" parçalar, yani dakikalar, saatler bizim için eþ deðil aslýnda. Son zamanlarda benim için gece 00:00 - 04:00 atarý çok uzun ve deðerli bir zamandý mesela. Bütün iþerimi bu 4 saattle toparlýyodum, sonraki 5-6 saatlik uyku zamaný ise yoktu. Bunu fiziksel olarak gösterebilecek birþey de zamanýn göstergesi olan saatle oynayarak yapýlabilirdi. Ben yaptým oldu. Þöyle ki bu saatte birbirine eþ 4 parça bir kaide üzerinde yerþeltirilmiþ durumda. Bunlardan yanlýzca birinde saat mekanizmasý var. Bu mekanizma taþýyan parçanýn yerini deðiþtirerek akrep ve yelkovanýn saat düzleminde taradýðý alaný da deðiþtirmek mümkün. Örneðin mekanizmalý parçay sola yerþeltirdiðimde saatin 00:00-06:00 arasý taradýðý alan daha fazla oluyor. Bu da benim zaman algýmý destekleyen bir durum zira ben bu zamaný daha uzun yaþýyorum, arta kalan zaman ise zaten bir çýrpýda akýp gidiyor, Deðil mi?
3 Yorum »
Erol tarafýndan Haziran 9th, 2005 — tarihinde, Hakkýnda kategorisinde yayýnlandý.
Tasarmak ya da tasarmamak, iþte bütün mesele bu [www.tasarama.com]
Henüz yorum yok »
Erol tarafýndan Haziran 9th, 2005 — tarihinde, Genel kategorisinde yayýnlandý.
Zaman algýsý. Ýnsanoðlunun neye göre belirleyip de böldüðünü bilmediðim bir sürekliliði anlama çabasý. Neden gün 24 saat, neden bir saat 60 dakika ya da bir dakika 60 saniye. Ya da neden biz sürekli zamaný daha küçük parçalara bölüyoruz. Yetmiyor, tekrar bölüyoruz. Saniyeleri de böldük, milisaniyelerle uðraþtýk yetmedi baðýmlýsý olduðumuz, olduðum bilgisayarý yarattýk ki bu aletin zamaný daha çok parçaya bölebileni bakbuldür! bu zaman algýsý na göre planladýk herþeyimizi. Ama nekadar bölersek bölelim, yine de zaman bizim bökdüðümüze göre deðil de bizim algýmýza göre iþliyor. Haftasonu evde yatmak için dakikalara ve saniyelere ihtiyacýmýz yok örneðin. Ama iþ yetiþtirmeye ya da biryere yetiþmeye çalýþýrken saniye bile sayacak duruma geldik nedense.
Bu zaman algýsýný kullandýðýmýz saatelre de yansýtabiliriz aslýnda, yani parçalarýný artýrýp azaltarak zamanýn, algýmýzý da bu karmaþadan kurtarabiliriz belki. Mesela sadece 12-3-6-9 pozisyonlarý iþeretlenmiþ bir saat haftasonlarý gayet de hoþuma gider aslýnda.
Ya da mesai saatlerinde kullanmak üzere sabah 8 akþam 6 arasýnda dakikalarý iþaretlenmiþ, bu zamanlar dýþýnda sadece saatleri gösteren bir saat de güzel olurdu.
Bunun gibi þeyler herkesin aklýna geliyodur herhalde, neden gelmsin ki?
Peki ya zamanýn çok boyutlu olmasý, ki bunu kendime göre tatiflemeya çalýþýcam aslýnda.
Zamanýn lineer akan birþey olarak algýlanmasý mümkün, ama benim için biraz daha farklý sanýrým. Herhangi bir anýn da günün zamaný kýrýp aslýnda baþka bir zamaný iþletmeye baþlýyorum kafamda. Mesela yolda yürürken bir anda aklýnýn gittiðin yöndeki iþine deðil de evde býraktýðýn birþeye/birine kaymasý. Aslýnda bu deðil;Belkide þöyle yarým kalan iþlerimin, düþüncelerimin yarým kalmasýnýn nedeni, o anýn orada donup kalmasý belkide.
Bitirememek, birirememem, zamaný durdurup aklýmýn bir köþesinde sakamam sanýrsam bu kaymanýn ya da yanýlmanýn sebebi. Sonra birden bire aklýma düþüvermesi o zamanýn, ve tekrar kaldýðý yerden devam etmesi, bilmiyorum ama bunu kasti olarak da yapýyorum.
Evde sýrf "hatýrladýðým" ya da " düþündüðüm" zamaný iþleten bir saatim var ki budur:
Aklýma geldikçe kurarým, ama aklýma gelmesinin bir nedeni vardýr (nedeni bende kalsýn), bazen bakarým saat durmuþ, ben unutmuþum ma zaten saate tekrar baktýðýmda yine hatýrlarým ve yine kurarým saati, ve zaman yine iþlemeye baþlar, ben yine düþünmeye kaldýðým yerden devam ederim. Artýk saat mi bana hatýrlatýyor, ben mi hatýrlayýp saati kuruyorum çok ayýrd edilmiyor ama zaman zaman günün olmadýk bir vakti, evde olmadýðým bir zaman hatta saat aklýma düþüyor, kurmadýðýmý hatýrlýyorum ve de ne kadar zamandýr düþünmediðimi düþünüyorum, zaman iþlemeye baþlýyor tekrar.
Bi de bunlar var yazýcaz bir ara :
Aklýna geldiðince kurduðun küp - saat
Zamanýn göreceliliði
Zamanýn parçalara bölünmesi, temeli neden daha fazla parçaya ayýrýyoruz?
Her zaman için zaman yaratmak…. Ne demekse
Bi de bu var da, bizim bir saati algýlamamýz için sadece akrep ve yelkovan olmasý bile yeterli olabiliyor. Bir zemin üzerine yerleþtirilmiþ akrep ve yelkovan a gayet saat olarak algýlanýp çeþitli referanslarla, örneðin dikey bir düzlemde ise üst noktayý 12, okunabiliyor. Neden kine?
Bi de bu zamanýn algýsýyla oynayan bi saat yapýlabilir, yapýyorum zaten de çok yakýnda burda olur, hele bi çalýþan maketini yapayým, analatýrým,
Bideeee
1 Yorum »
Erol tarafýndan Haziran 7th, 2005 — tarihinde, Hakkýnda kategorisinde yayýnlandý.
Burada tasarýlmýþý var… [www.tasarama.com]
Henüz yorum yok »
Erol tarafýndan Haziran 6th, 2005 — tarihinde, Genel, Kiþisel kategorisinde yayýnlandý.
Aylardýr aklýmda dolanmasýna raðmen iki yýl aradan sonra, sonunda Donnie Darko yu tekrar izlemek için zaman yaratabildim. "Every living creature on earh dies alone", beklediðim, özlediðim söylem. Ýyi geldi.
Þöyle ayaklarýmý uzatmýþken masanýn yanýna, bol bol durdurup tekrar tekrar izledim. Bu kadar güzel analtýlabilirdi zaman,ve diðerleri. Ýnsan olmanýn "Why are you wearing that stupid man suit" ile çekiþtirilmesi miydi güzel olan, yoksa donnie darkonun sinemada "evil dead" izlemesi mi komikti bilemiyorum ama Richard Kelly’e saygýlarýmý sunuyorum tekrar.
"under the milky way" var bi de, dinlenmesi tavsiye olunur.
Henüz yorum yok »
Erol tarafýndan Haziran 6th, 2005 — tarihinde, Kiþisel kategorisinde yayýnlandý.
B planý vardý ya hani, o olmadý. Aradýðýnýz kiþiye ulaþýlamýyodu, ulaþýldýðýnda da bi iþe yaramadý çünkü görüþülemiyodu.
Henüz yorum yok »
replika tarafýndan Haziran 5th, 2005 — tarihinde, Kiþisel kategorisinde yayýnlandý.
Hep böyle oluyor, her seferinde kaçýyosun, kaçýyorum. Ýlk defa nezaman unut girsin demiþtim, ilk defa nezaman kaçmýþtým? O kadar da eski görünmüyor düþününce, ama uzak, bir o kadar uzak. Hatta o kadar ki, hep korkmuþum, korkuyormuþum gibi. Kendime söz vermekten kaçmaktý ilk kaçýþým bekide. En büyüðü hangisiydi hatýrlamýyorum ama en zoru beu defa olacak. Kaçmamak çin elimden geleni yapsam, ne yapabilirim ki? En zoru bu defa olacak, belkide en iyi bildiðim bu olduðu için. Ya da þimdilik en zoru, nasýl olsa sonra da kaçacaðým. Hep kaçtýn, hep kaçacaksýn. Bir olmaya , tek olmaya çalýþýrken yek olmuþsun, farkýndasýn. Acýtmasýnn sebebi be bu zaten. Ne yaptýðýný bile bile yine ayný hatayý yapýyosun. Aslýnda hata yapmaktan kaçýyosun kendince, ama beceremiyosun çünkü kaçman hata aslýnda, bilmiyodun, artýk biliyosun.
Unut gitsin, kaçtýðýný, korktuðunu, tekrar kaçtýðýný, hata yapmamaktan kaçarken aslýnda kaçmanýn hatan olduðunu UNUT þimdi, birdahaki sefere kadar, tekrar, sonra tekrar.
Henüz yorum yok »
Erol tarafýndan Haziran 4th, 2005 — tarihinde, Kiþisel kategorisinde yayýnlandý.
Gene zamana býraktýk, bir sonraki aný yakalamayý bekleyerek kendimi kandýrýyorum aslýnda. Bir de ne tarafa çekeceðimi bilemediðim bir olamz var elimde, olur mu acaba diye hala ümitlendiðim. Herzaman, zaman bunlarýn üzerine kurulu bende, bir sonraki aný beklemek, ki gelir mi bilinmez. O zamana kadar, bir an daha ben gene bekliyorum ama benim için yavaþ akýyor olsa da, zaman hala zaman.
Bir iþ bulmalý, ya da kafamý meþgul edecek baþka þeyler, sabahlamalý yine, proje yapmalý, iþ yetiþtirmeli, makale okulalý, yazmalý. Kafamda dolanan "acaba" ve "neden" lerden kutululmalý yer býrakmayarak. içmeli, izlemeli uyumalý. Notmal olmalý tekrar, replika almalý yerini (normal mi?), asabi olmamalý, kýzmamalý aptal insanlara, onlar da insan, ve sevmemeli, onlar da insan, bense insanlýðýmdan þüphe ediyorum artýk an be an.
1 Yorum »
Erol tarafýndan Haziran 4th, 2005 — tarihinde, Kiþisel kategorisinde yayýnlandý.
Uzun zaman beklemiþtim aslýnda, gerçekten uzun. Nasýlsa zaman çoktu, elbet gelirdi "zamaný" ve geldiðinde ben bilecektim. Geldi de, biliyordum da. Aslýne ne rüyamda gördüm (ki rüya görmem pek hara alamet olmaz genelde) ne de biri söyledi (ki söyledikleri de olmaz hiçbir zaman). Sadece biliyordum, tüm benliðim biliyordu. Replika dahi hadi diyoru, hadi artýk þimdi deðil de nezaman. Nezaman diye sordum; þimdi dedi replika, ben de þimdi. Eh ozaman iþ baþa düþer de ayaklar durabilir mi, zaten gideceðim yol yokuþ aþaðý. Beþ sene týrmandý o yokuþu bilmem mi? Bu kadar zaman sonra ard arda üç gün hiç iþim olmadýðý halde beni görenler sordu tabi nedendir geri dönüþüm. Herzamanki gibi hiç, ama son sefer deðil. Yol yokuþ aþaðýydý, ben de býraktým aklýmý yokuþtan aþaðý, yaparsýn dedi replika. Þimdiye kadar niye yapmadýn ki? Korktuðum için diyemedim ozaman, þimdi diyorum. Sonrasý çok kolaydý, yolu tekrar geri dönene kadar. Döndüðümde birþeylerin ters gittiði belliydi. Replika susmuþtu, ben vardým yanlýzca, ki herzaman kaçar o da benim gibi. Bekledim. Fazla deðil bir saat kadarýný hatýrlýyorum bekleyiþin, çabuk da bitti ve sonu geldi zamanýn, bir sonraki andý yaþanacak olan, saate baktým, bir sonraki an gelmiþti, vakti gelmiþti hatta geçiyordu. Koþtum biraz geç kaldým diye, neyse ki o benden daha yavaþtý, replika güldü halime, geri gelmiþti kaçak, ne bu heyecan diye. O kadar yolda terlemedin, þimdi oturduðun yerde beklerken terliyosun. Ben de güldüm halime, ama tam üstün e geldi, çok saçmaydý. Yemek yendi beklendiði gibi, konuþamadým, replika susmadý sürekli neden diye sordu, neden sormuyosun. Bekledim, yemek bitti, bekledim, olmadý. Bir þans daha; bu kadar çabuk brakmak olmazdý, bir çay ya da kahve? Tabi ki evet dedi, tabi ki o da bekliyordu, salak ben. Nerde içelim çaylarý? Farketmez? Neden? Yaa farketmez! tamam ozaman eski yurdunda içelim. Çay 10dk sonra hazýr olacak, oturalým ozaman. Oturduk, boþ boþ saçýyla oynayýþýný izliyordum, sarýdan sonra turuncuydu þimdi, nezaman kýzýl olacaktý? Soramadým. Çaylar hazýr, içelim ozaman. Ayakkabýlarýnýn baðcýklarýyla oynuyordu, sonra gene saçýyla. Replika kafamýn içinde baðýrýyodu HADÝ! Ben 10a kadar saydým, pes etti. Hava karardý, artýk gitmek lazýmdý. Zaten hep bunu yapardým, sadece çok geç olana kadar bekle, sonra zaten istesen de birþey yapamazsýn. Eve doðru yürümeye baþladýk, bukez yokuþ yukarý çýkýyorduk. Tam tepede, okulun kapýsýndan çýkarken dur dedim, dur, ama duymadý. Sesim çýkmamýþtý, ismini seslendim, dönüp baktý; gideceðimiz yönü iþaret edip birþeyler söyledi, bukez ben duymamýþtým, yine yokuþ aþaðý yürüyorduk. Benim evi geçtik, o bilmiyordu; onun evine doðru yürüyorduk, ben onun evini bilmiyordum. Yürüdük, marketten peynir ekmek aldýk, yürüdük, evdeydik. Bir kahve? tabiki. Hala neyi bekliyordum bilmiyorum, fazla uzundu aklýmýn yokulþarý, inmek zaman alýyordu, bir kahve yetmedi. Boþ boþ televizyok izliyorduk, bana izlediðimiz dizinin konusunu, kahramanlarýný anlatmaya çalýþýyordu, ben de dinledim. Zaman geçmiyordu yine, bir an bitiyor, bir yenisi baþlýyordu her saatem bakýþýmda, ama çok uzundu bu anlar. Sonunda durdum, inebileceðim kadar inmiþtim zaten aklýmda. Bir sonraki an baþladý; televizyonu kapattým durduk yerde, ona dönüp sordum "Bugünkü yemek aslýnda sadece bahaneydi biliyorsun deðil mi?" tabiki biliyordu. "Aslýnda ben sana senden hoþlandýðýmý söyleyecektim, ama beceremedim bir türlü, bütün akþamaýný yedim", güldü, ben ordaydým; o da ordaydý. Cevap vermek için toparlandý, güldü yine, aslýnda onun da benden hoþlandýðýný ama (replika kafama vurup kaçtý, keþke ben de kaçabilseydim) baþka biri vardý. Sonrasý hayatýmda duyduðum en ilginç cümleydi "etik olarak olmaz". Birþey söyleyemendim, Televizyonu açtým tekrar, kahvem de bitmiþti. Müsade isteyim kalktým, kapýda söyleyebildiðim iki cümle vardý, kahve için teþekkürler ve ben zamanlamasý bu karadar kötü biriyim iþte, ne yapayým.
3 Yorum »